• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • Kocaeli 31 °C

15 Temmuz’a Hiç Böyle Baktınız Mı?

Samet TOPAL

Kalkışma başarılı olmuş ve FETÖ lideri gururla taraftarları ve üst akıl ekibi ile kutlama yapmaktaydı.

Kendisine biat etme sırasındakiler telaş içindeydi.

Tavan arasına kaldırılmış olan Zaman Gazetelerini tozlu raflardan arar olmuştular.

Herkes tevellüdü en eski gazetenin kendisinde olduğunu ispat etmeye çalışıyordu.

Gizlediği sohbet fotoğrafları bulunduğu yerden çıkartılarak albümde en başa koyulacaktı.

Mütevelli heyeti üyesi dostu ile çekilmiş fotoğrafları ile Facebook’ta albümler paylaşılacaktı.

Kırık Testi kitabı devlet dairesindeki makam odasının başucuna konulacaktı.

Cumhurbaşkanına kaleme alınacak mektubun gönderim adresi Beştepe yerine Pensilvanya olacaktı.

Mensubu olduğu partisinin içinde yerini sağlamlaştırmak isteyenler verdiği himmetlerin banka makbuzlarını paylaşacaklardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zamanında süreci çok katı yönettiğine dair eleştiriler sıralanacak, FETÖ’ye ise Hoca Efendi diye methiyeler düzülecekti.

Siyasi İktidarın zoru ile insanların yerini değiştirdiğine dair açıklama üzerine açıklama yapan Bürokratlar günah çıkartacaklardı.

Türkçe Olimpiyatlarına katıldığı fotoğraflarını arkadaşlarından rica ederek ilgililere ulaştırmaya çalışacaklardı.

Karısına acilen yaptırdığı maklubeyi internette şöyle paylaşacaktı; Bu tadı bırakacağımızı mı sandınız?

Köşedeki mecmua bayisine koşarak arşivinde Sızıntı gazetesi olup olmadığını soracaktı.

Akşam haberlerinde hocasının kendisine hediye ettiği FG marka saatiyle yayına katılanlar Türkiye nasıl uçurumdan döndü sorularını cevaplayacaktı.

Mahkemede Boğaz köprüsünden geçmek isteyen devletin tankı durdurmaya çalışmak suçundan yargılananlar eleştirilecek, vatan hainliğiyle suçlanacaktı.

Tedbiren çocuklarını FETÖ okullarından alanlar yeni kayıt dönemini beklemeden okul önlerinde uzunca bir kuyruk oluşturacaklardı.

Üniversite, Belediye ve kamuda himmet toplamaya gelen ağabeyleri uzunca bir aradan sonra görenler izzet ikramda bulunmak için yarışa gireceklerdi.

Herşey normale dönecekti (!)

Aslında tüm sorun Cumhurbaşkanının hasmane tavırlarıydı.

Yoksa al gülüm ver gülüm yuvarlanıp gidilecekti.

Tüm suçlu Recep Tayyip Erdoğan idi.

O sahneden zamanında çekilmiş olsaydı bunlara gerek kalmayacağını dalga dalga yayacaklardı.

Halktan ve Cumhurbaşkanının partisine kadar bu durumu onaylayanlar çıkacaktı.

Olaylar olaylar…

Tüm bu yaşananlar olurken sorgusundaki ifadesi; ‘’Ben o gece boğaz köprüsünden yürüme geçmek isterken bir anda asker beni tutukladı’’ diyen serbest kalmayacaktı.

Veya TBMM’nin önüne o gece koşanlardan birinin;  ‘’ben düzenli bu saatlerde koşuya çıkarım, yine çıktığım bir koşuda meclisin önünden geçmiş bulundum.’’ ifadesi de onu kurtaramayacaktı.
Tanklar kışladan çıkmasın diye akıncı üssüne gidenler; ‘Ortak bir kooperatif arazisi bakmaya gitmiştik demelerine rağmen tutuklanacaklardı.’

FETÖ tarafından görevden alınması beklenen kallavi maaşlı üst düzey bir yetkili koltuğunu kaybetmemek için çıkacak ve ezilenlerin gür sesi olarak; ‘KANDIRILDIK!’ Diyerek son noktayı koyacaktı.

Siyaset çok geçmeden tepkisini şöyle verecekti; BİZDE KANDIRILMIŞIZ (!)

 

Bu yazı toplam 1260 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Değişen Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0262 322 99 88 | Haber Yazılımı: CM Bilişim