• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli 7 °C

Aşkım Kapışmak “Önce düşün sonra inan”

Aşkım Kapışmak “Önce düşün sonra inan”
9.Kocaeli Kitap Fuarı’nda sevenleriyle buluşan ünlü davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak, mutlu olmanın yollarını anlattı.

Ünlü davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak hayata dair muhteşem sohbetiyle Kocaeli 9. Kitap Fuarı’na konuk oldu. Düşünmek ve inanmak konusundaki sözleriyle büyük ilgi gören Aşkım Kapışmak, “Kimse bize mutlu olmanın yollarını anlatmadı. ‘Evlenmelisin, doğurmalısın, o ibadeti yapmalısın’ dendi. Yanlış yapıyoruz. Önce düşünüp, sonra inanmalıyız” dedi. Ülkenin giderek daha fazla avamlaştığını kaydeden Aşkım Kapışmak,  “Böyle yaşayan insanlar iki Cuma’yı kaçırmaz ama Cuma’dan da bir şey anlamaz. Her ramazan öncesinde  ‘diş macunu orucu bozar mı’ diye soran da bunlar” dedi.
 
LÜTFEN OKUMAYI BIRAKMAYIN

Yahya Kaptan Salonunda gerçekleşen ve özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiği söyleşide Aşkım Kapışmak, kendisini dinlemeye gelen okuyucularına teşekkür etti. “Kitabın olduğu yerde olmaktan çok mutluyum” diyen Aşkım Kapışmak, “Lütfen okumayı bırakmayın. İlmin peşini bırakmayın. Çoğu şeyin peşini bıraktık bari bunu bırakmayalım” dedi.
 
‘ÜZÜMLÜ KEK” FİLM OLUYOR

Aşkım Kapışmak söyleşine bir otizmli çocuğun gözünden hayatı anlattığı “Üzümlü Kek” adlı kitabından bahsederek başladı. Kitabın Eylül ya da Ekim ayında film haline getirileceği müjdesini veren Kapışmak, “Ben de bu kitapla gurur duyuyorum. Engelliler ile ilgili dokunamadığımız şeyler vardı. Onlara dokunduk. Çok güzel bir kitap oldu” şeklinde konuştu,
 
OTİZMİNLİ ENES HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ

Hayatının hiç de kolay geçmediğini adının anlamına karşın son derece sevgisiz bir çocukluk geçirdiğini anlatan Aşkım Kapışmak, “Çocukken annem ve babamdan nefret ediyordum. Babam despot ve eğitime değer vermeyen bir adamdı. Okuyup ne olacaksın zihniyetindeydi. Onun tek önemli şey sigortamın olup olmamasıydı. Bugüne kadar yazdığım hiçbir kitabı okumadı. Ben tekstil okurken, rektör yardımcısı bir hocam benim bu bölümde başarılı olamayacağımı, insanlar iyi ilişkiler kurabilmem nedeniyle başka bir bölüm tercih etmem gerektiğini söyledi. Ben de bunu yaparsam babamın beni keseceğini söyledim. O da beni kendisinin okutacağını ancak benim de bir otizmli çocuğa bakarak para kazanabileceğimi söylerdi. Böylece Enes ile tanıştım. Enes’in çok özel yetenekleri vardı. Elini başıma koyduğunda başımın ağrısı geçerdi. Enes bana sabrı, kavga etmemeyi öğretti.

Enes ile çalışırken ben iyileştim. Uyuşturucu, alkol, haşa Allaha isyandan Enes ile kurtuldum. İlk duayı ilk namazımı onunla kıldım. Havada uçan tozları toplayan bir çocuktu. Enes’i izlerken sabırlı olmayı öğrendim ” dedi.
 
GELİŞTİREMEDİĞİMİZ ZİHİNLERİMİZİN KURBANI OLDUK

Kendisini dinlemeye gelenlerle hayata dair sohbet etmek istediğini söyleyen Aşkım Kapışmak bu çerçevede söyleşinin seyrini düşünce-duygu ve inanç üzerine yönlendirdi. Kapışmak, otizmli Enes ile birlikte inanç sisteminin değiştiğini anlattı. Türkiye’de geleneklerin inançtan önde gittiğine vurgu yapan Aşkım Kapışmak, bu nedenle geliştiremediğimiz zihinlerimizin kurbanın olduğumuzu ve akla dair yetiştirilemediğimiz için duyularla yaşamak zorunda kaldığımızı anlattı.
 
“DİŞ MACUNU ORUCU BOZAR MI” DİYENLER BUNLAR

Aşkım Kapışmak izleyenlere sözlerini “Avam din inancı” benzetmesiyle açıkladı. Avam din inancının akıl boyutunda yaşamaktan daha fazla olduğunu söyleyen Kapışmak, “Bu insanlar iki Cuma’yı kaçırmaz ama Cuma’dan da bir şey anlamaz. Her ramazan öncesinde  ‘diş macunu orucu bozar mı’ diye soran da bunlar” dedi.
 
AKILDAN BAKMAYANIN DİNİ, İDEOLOJİSİ OLMAZ

Verdiği örneğin izleyenleri gülümsettiğini gören Aşkım Kapışmak, orucun ne demek olduğunu da kendine has tarzıyla anlattı. Allah’ın oruç tut derken, esas itibariyle” iştah ve şehveti tut”  dediğini söyleyen Aşkım Kapışmak, “Bir insan iştah ile şehveti tutarsa akıl devreye girer. Akıl devreye girdiğinde öfke aşağıya iner. Biz de ne var orucu açıyoruz yiyoruz peki ne zaman düşünüyoruz. Tamamen şekilci bir ibadet oluyor yaptığımız. Biz aklı devreye koymuyoruz, hep şekildeyiz. Akıldan bakmayanın dini, ideolojisi olmaz. Ülke avamlaşmaya başladı. Duyular dünyasında yaşıyoruz “ şeklinde konuştu.
 
ÖNCE DÜŞÜNMEK Mİ İNANMAK MI?

“İnsan, önce düşünmeli mi yoksa inanmalı mı” diye soran Aşkım Kapışmak, Türkiye’de önce inanan ancak inandığını düşünmeyen insanların olduğunu söyledi. “Mutluluk akıldadır. O da düşünce ile gelir. İstikrar sever. Düşünebilmek soğuk bir şeydir. Düşünce düş kökünden gelir. Birçok önemli felsefeci akıldan beslenmişler. Akıldan her şeyi yorumlamışlar” diye konuştu.
 
HAFTADA BİR GÜN DE OLSA ZİHNE YATIRIM YAPIN

Hareket halindeyken aklın gittiğini ve bu nedenle fikirlerin kişiyi bırakmadığını belirten Kapışmak, bu esnada izleyenlere önemli bir tavsiyede bulundu. Fikirlerin ancak susturulmasıyla düşüncenin ortaya çıktığına işaret eden Kapışmak, “Kafam dağılsın diye televizyon seyretmek, sosyal medyada dolaşmakla kafa dağıtılmaz. Bunlar kafayı daha da aşağıya alır. Entelektüel  zeka için bunu haftada bir yapın. Her gün bir saat hiçbir bir fikir üretmeden düşünceyi gözünüzün önüne getirin. Haftada bir gün de olsa zihne yatırım yapın” dedi.
 
ÖNCE DÜŞÜN SONRA İNAN

İlgiyle izlenen söyleşide Kapışmak samimi bir itirafta da bulunarak akla ulaşmadan ölmek istemediğini söyledi. Dünyada her şeyin bir illüzyondan ibaret olduğunu ifade eden Aşkım Kapışmak, “Beynimiz çok kilo aldı. Kimse bize mutlu olmanın yolunu anlatmadı. ‘Evlenmelisin, doğurmalısın, o ibadeti yapmalısın” dendi. Yanlış yapıyoruz. Önce düşünüp, sonra inanmalıyız” şeklinde konuştu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Değişen Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0262 322 99 88 | Haber Yazılımı: CM Bilişim