• BIST 96.808
  • Altın 144,543
  • Dolar 3,5662
  • Euro 4,0101
  • Kocaeli 19 °C

Sonuna Kadar Direniş!

Serkan SİDAL

Kriz dönemlerinde sapla samanın bir birine karışmaması devlet olmanın en büyük özelliğidir. Bizim için ise adaletli olmak hem dinimizin gereği, hem de ecdadımızın geleneğidir. 

Türkiye ciddi bir süreçten geçiyor. Darbe girişimi sonrası yaşanan travmanın yaraları sarılırken, yaşanacak geçişte en önemli hususun adaletli olmak olduğunun herkes farkında. 

Kişisel düşmanlıklarla bir birini ispiyonlamaların da yaşanabileceği bir süreçteyiz. İnsanlar tanıdıkları, sohbet ettikleri, komşusu olan insanların FETÖ örgütü mensubu olduğunu öğrenmesi kolay bir süreç değil. 

“Aaaa bu da mı FETÖ’cüymüş ben artık kendimden şüphe ediyorum”  lafı herkesin dilinde. O zaman insanlara suç isnat edilirken, kamuoyu ile paylaşılıp, şüphe duyulan kişilere açıklık getirilsin ki, adaletin terazisinin düzgün işlediği herkes tarafından anlaşın. 

Birde şu topluma iyi aktarılmalı. Sadece FETÖ örgütünün mensupları değil, onlara yataklık ve yardım edenlerinde bu süreçte cezalandırması gerektiği.

Bir gazeteci düşünün FETÖ’cü değil ama onların verdiği istihbaratla toplumu galeyana getirecek  haberler yapıyor. İnsanların özeline kadar giriyor. Onlarla para alışverişi yapıyor, servetine servet katıyor, bu durumda ispatlı şimdi bu gazeteci cezasız mı kalacak?

Tabi ki kalmayacak...

Bunun yanında devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısında köklü değişikliklere gidiliyor. Bu değişikliklerin hepsi de OHAL gereği kanun hükmünde kararname ile yapılıyor. Birçoğu tam isabet kararlar ama bu işleyiş bence doğru değil. Her ne olursa olsun toplumun uzlaşı içerisinde bulunduğu şu günlerde alınan kararlar TBMM’nin onayına sunulmalı. En azından kritik olanlar.

Demokrasi, bazen zorlu süreçlere sahne olabilir ama elimizde daha iyi bir sistem olana kadar vazgeçmememiz lazım.  Millet gereğini yaptı, darbeyi canı pahasına durdurdu. Devletten bu eli kanlı örgütün temizlenmesi için hükümette, muhalefette gereğini yapmalı ki; süreçten daha da güçlenen bir Türkiye çıkmalı. Gerginlik, kamplaşma sadece ve sadece emperyal güçlere yarar. Keza bu darbeye de kimlerin öncülüğünde neden ve kimlerin kalkıştığı gün gibi ortada.

Sonuç olarak bu süreç çok derin. Derin süreçler birlik ve beraberlik ile samimiyetle ortadan kaldırılır. Düşmanın sadece içeri de olmadığı gün gibi ortada. ABD ve Avrupayla mücadele ediyoruz. 
Belki de 90 yılın sonunda bir başkaldırı gerçekleştiriyoruz. Bu ülkeyi milletin iradesi yönetecek, Suriye’de, Kuzey Irak’ta biz çıkarlarımız doğrultusunda politika üretiriz diyoruz. 

Rusya ve İran ile görüşürüz size ne diyoruz?

Şehitler veriyoruz. Bir yandan da ülkede normal seyrinde yaşıyoruz. İnanın kolay değil. Bu geçiş bıçak sırtıdır. Her ne olursa olsun, vatan, bayrak, devlet eksenin de birlik beraberlik  içinde bir duruşu sergilemeliyiz. Binlerce davayı geri çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi geçmişe sünger çekmeliyiz. Sonuna kadar direnmeliyiz. Ve hiçbir zaman unutmamalıyız bizim Türkiye’den başka gidecek yerimiz yok! 

Başka Türkiye yok… 

Allah’a emanet olun. Dua ve sevgiyle…

 

Bu yazı toplam 805 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Değişen Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0262 322 99 88 | Haber Yazılımı: CM Bilişim