• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli 6 °C

Suriye sorunu nasıl çözülür!

Ahmet ŞEKERCİ

Her yerdeler…

Bankamatiklerin arkasında, köprü üstlerinde, trafik ışıklarında, cami önlerinde… 

Kimi, kayıt dışı istihdam ile işveren insafı arasında hayata tutunmaya çalışıyor.

Kimi, çadır kentlerde gün sayıyor.  

Kimi, sahile vuran kurbanlar veriyor deniz aşırı hayaller kurarken… 

Suriyeli sığınmacılar diyorum! 

Yersiz, yurtsuz, statüleri belirsiz varlıklarını sürdürmeye çalışanlardan;

Suriye’de adil olmayan, orantısız güç dengeleri üzerine kurulu bir yıkımdan kaçmak zorunda kalanlardan bahsediyorum. 

Şehirlerin bombalandığı, binaların yerle bir edildiği, sivillere kimyasal gazların salındığı Suriye’de; savaşın ve yıkımın sorumlusu olmayan çocuk, kadın, genç, ihtiyar sivillerden bahsediyorum.

Esed’in ordusunda asker olup sivil öldürmekle, rejim güçlerine muhalif olup asker öldürmek arasında kalanlardan söz ediyorum. 

Suriye büyük bir yıkımı yaşadı ve hala yaşamaya devam ediyor. 

İç savaş nedeniyle Suriye’de yaklaşık 600 bin insan hayatını kaybetti. 2 milyon kişi yaralandı.

Birleşmiş Milletler verilerine göre 21 milyonluk Suriye’nin yüzde 45’i evini ve yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. 

13 milyon 800 bin Suriyeli geçim kaynağını kaybetmiş durumda. 7 milyon kişinin konutsuz kaldığı ülkede; yaklaşık 5 milyon insan, başta Türkiye olmak üzere başka ülkelere gitmek zorunda kaldı. 

Suriye topraklarında yaşanan durum; kadim bir kültürün yok ediliş öyküsüdür. 

Medeniyetin bir damarının ortadan kaldırılmasının adıdır. 

Savaşın beşinci yılında, yaşanan ölümler ve göçlerin ülke nüfusunun üçte birini azalttığı gerçeğinden yola çıkarsak, 10 yıl sonra nüfus yönünden Suriye’den geriye ne kalır bir düşünün. 

Hedeflenen süre sonunda boşaltılan bu topraklar kime yarar?

Bir düşünün. 

Siyonizmin kutsadığı, Fırat ve Dicle arasında kalan bu coğrafya, Arz-ı Mevud’un kanlı ve kirli emellerine daha rahat peşkeş çekilecektir emin olun.

Başlangıçta rejim güçleri ve Suriye halkı arasında başlayan savaş, iki gurubun savaşı olmaktan çıkmış durumda. 

Ne olduğu belirsiz oluşumlar, ne amaca hizmet ettiği belli olmayan yapılar var Suriye’de.
Suriye halkının destek verdiği Özgür Suriye Ordusu ve Esed’e bağlı rejim güçleri arasında devam eden sorunun ortaya çıkışı ve kaynağı bilinen bir durum. 

Peki! Bunların dışındaki unsurların Suriye’de varlık gösterme nedenleri nedir? 

DAEŞ gibi Suriye ile bağlantısı olmayan, karmaşık yapısıyla Avrupa dahil dünyanın çeşitli ülkelerinden gelenler tarafından oluşturulan bir yapı, Suriye’de hangi amaca ve kime hizmet ediyor?

Kimlerle birlikte hareket ediyor net olarak bilen, anlayan var mı? 

Suriye’deki iç savaşta iki kaynak yapının hangi tarafında bu örgüt. 

DAEŞ’in Suriye’de olma amacı toprak tırtıklamak mı? 

Öyle ise,  neden bu kadar hareketli ve yerinde durmuyor. 

DAEŞ’in operasyonlarını analiz edersek; bir yere bağlı olmayan, sürekli hareket halinde, bir yerlere girip oraları boşaltan, sonra geri çekilen, boşalttığı yerlere daha farklı yapıların yerleşmesine neden olan, bazı unsurlara koridor açan, hat belirleyen bir örgütle karşılaşırız. 

Bir bakıma Suriye’yi üç bölgeye ayırmak için sınır çiziyor da diyebiliriz. 

DAEŞ’in hangi amaca hizmet ettiğini, gerçekleştirdiği operasyonların sonuçları üzerinden değerlendirebiliriz.

DAEŞ, Halep’in Ayn el- Arap (Kobani) ilçesine girdiğinde PYD/YPG belirli ve kısıtlı bir bölgede etkin, geniş çaplı destek görmeyen ‘’bir örgüttü.’’ 

Ayn el- Arap (Kobani) ilçesinde yaşayan halk DAEŞ gibi yıkıcı bir örgütün saldırısına maruz kalınca soluğu, bölgedeki en teşkilatlı yapı olarak bilinen PYD/YPG’nin yanında aldı.

DAEŞ’in hızlı ilerleyişi karşısında, halkın kendini korunma ve savunma refleksi bu duruma neden oldu. 

DAEŞ, Ayn el- Arap (Kobani) ilçesinden geri çekildiğinde, PYD/YPG daha güçlü ve düzenli bir örgüt haline gelmiş oldu. 

DAEŞ’in Ayn-el Arap (Kobani) saldırısından sonra iki sonuç ortaya çıkmıştır. Bunlardan ilki; o bölgedeki etnik milliyetçiliği güçlendirmiş olmasıdır, ikincisi; PYD/YPG ‘nin daha güçlü hale gelmesidir.

Sonuç üzerinden değerlendirme yapılırsa DAEŞ’in asıl misyonu daha net anlaşılmış olur.
Sonrasında  PYD/YPG’nin eğitimli ve donanımlı bir hale gelebilmesi ve askeri eğitimlerle daha kurumsal yapıya kavuşması  kimlerin desteğiyle sağlandığı, son zamanlarda o bölgede haberleri çıkan yabancı askerlerin uyruklarından yola çıkarak kavranabilir.

DAEŞ ve PYD/YPG örgütlerinin dışında, Suriye’deki rejim güçleri ile Suriye halkı arasında yaşanan savaşın ne tarafında olduğu belli olmayan, amaçları netleşmeyen başka örgütler de var. 

Bunlardan biri de El Nusra Cephesi isimli örgüttür.

El Kaide’ye bağlı olduğu belirtilen El Nusra Cephesi’nin yaptığı işlerin hangi yapı hesabına yapıldığı, kendine mi yoksa başka ittifaklara mı çalıştığı belli değil. 

Suriye’de bu şekilde faaliyet gösteren 14 örgütün varlığından söz ediliyor. 

Her biri farklı yapılara çalışan bu örgütlerin dışında Suriye’de; ABD, Rusya, İran, İngiltere, Lübnan askeri varlığının bazı operasyonel çalışmalar yaptığından da bahsediliyor. 

Suriye’deki bu kadar karmaşık olan yapı nasıl çözülebilir? 

Bu sorunun cevabını bulmamız ülkemiz için milli bir meseledir.

Suriye sorununun çözümü Türkiye için çok kritik öneme sahiptir. 

Suriye halkı ile geçmişten gelen hukukumuz, ülkemizde her gün artan Suriyeli nüfusunun oluşturduğu dramatik sorunlar, bölgenin terör örgütlerini besleyen bir yapıya dönüşmesi nedeniyle ülkemizdeki terör eylemlerinin bölge bazlı sürekli artış göstermesi, uluslararası oyun kurucuların Suriye üzerinden medeniyetimize oynadığı oyunlar; Suriye sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’yi sorumluluk alması gereken ülke haline getiriyor.

Karmaşık bir hale gelen Suriye sorununun çözümü en başta Türkiye’yi ilgilendirir.

Suriye’de oluşan bu durum iyileştirilmez ve silahlar susturulmazsa Türkiye bu durumdan ileride daha da ciddi şekilde etkilenecektir.

Türkiye’nin Suriye’ye genel askeri bir harekat düzenlemesi bölge ülkeleriyle Türkiye’yi karşı karşıya getirecektir. 

Küresel şer ittifakının da isteği Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanması, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle karşı karşıya gelmesi ve nihayetinde Türkiye’nin çözülmesidir. 

Esad rejiminin zulmüne karşı NATO’da bir sorumluluk alacakmış gibi görünmüyor.

Bu kadar örgütün var olduğu Suriye’de giderek daha da kötüleşen durum nasıl çözülebilir?

Sanırım bu şartlar altında sorunun çözümü için, Suriye’nin bugününden bir adım geri gitmek, büyük resme bakmak gerekir. 

Bir adım geriden baktığımızda Suriye’de Esad zulmüne karşı direnç geliştiren muhalif gurupları görürüz.

Bu tabloyu merkeze alırsak bundan sonra gelişen hadiselerin seyrinde problem olduğu daha net anlaşılır. 

Bu tanımlamayı yaptıktan sonra gelişen, faaliyetlerini Suriye’de devam ettiren; DAEŞ, PYD/YPG, El Nusra Cephesi gibi yapıların diğer bir deyişle hariçten gelenlerin oluşturduğu problemlerin Suriye sorununu daha da çözümsüz hale getirdiğini daha iyi analiz edebiliriz. 

Dolayısıyla Suriye sorununun çözümü için yaşanan durumu bir geri almak, bunu sağlamak için de hariçten gelenleri tasfiye etmek gerekir. 

Hariçten gelenler, yani sorunun çıkışında yer almayan, Suriyeli olmayan örgütler, diğer bir deyişle hariciler daha büyük bir otorite tarafından tasfiye edilemiyorsa bu tasfiye nasıl gerçekleşecek? diye düşünülebilir. 

Bu şekilde genel bir müdahaleyi Türkiye gibi bir ülke konjonktürel olarak gerçekleştiremiyorsa, bunu Suriye’nin öz evlatları gerçekleştirmelidir. 

Özgür Suriye Ordusu ve Eset rejimine bağlı güçlerinin harici düşmana karşı birlikte hareket etmelerinin gerekliliğinden söz ediyorum. 

Suriye’de çok fazla kan aktı. Gelinen nokta itibariyle Suriye’de akan kan herkesin eline bulaştı. Suriye’de her şey normale döndüğünde, seçimler daha adil yapıldığında Eset kaybedecektir.

Sonrasında Eset Suriye’de yaptıklarının da bedelini ödeyecektir. 

Bugün Suriye’nin ulusal şer ittifakının oyunundan kurtulabilmesi için, Suriye’nin kendi çocuklarının harici düşmana karşı birlikte hareket etmesi gerekmektedir. 

Suriye’nin geleceğinin daha iyi hale gelebilmesi için, Türkiye’nin strateji geliştirmesiyle, Suriye’deki haricilerin Suriye’nin dışına çekilmesi ya da tasfiye edilmesi için rejim güçleri ve Özgür Suriye Ordusu geçici olarak birlikte hareket etmesi, tasfiye işlemlerinden sonra kendi gelecekleri ile ilgili bir karara varması gerekmektedir.

 

Bu yazı toplam 1330 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Değişen Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0262 322 99 88 | Haber Yazılımı: CM Bilişim