• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli 2 °C

Yeni Anayasa kaçınılmaz olmuştur

Nizam ŞEN

Anayasa, bir devletin yönetim biçimini, dilini, bayrağını tanımlayan, o devlet bireylerinin devletle olan ilişkilerini genel çerçevesiyle belirleyen, kişi temel hak ve özgürlüklerini maddi ve manevi tanımlayan yasal metindir.

Maddi olarak tanımlamak vatandaşın yol-su-hastane-köprü vs. ihtiyaçlarını gidermek anlamındadır.

Manevi olarak tanımlamak vatandaşın temek hak ve özgürlüklerini teminat altına almak ve kısıtlamamak anlamındadır.

Ülke içinde çıkarılacak her türlü yasa, anayasaya uygun olmak zorundadır.

Bugün Türkiye’nin en önemli sorunu nedir diye soracak olsanız “Darbe Anayasasıyla yönetiliyor olması “ derim

Bugün Türkiye’nin sivil, demokratik ve çoğulcu bir anayasaya ihtiyaç vardır. Yapılacak yeni anayasanın, toplumun bütününün beklentilerine yer verecek bir katılım ve ortak anlayışla çıkarılması gerekmektedir.

21.yüzyılda çağımızın ihtiyaçlarına cevap verecek sivil bir anayasa ülkemizin medeni ülkeler seviyesine çıkmasını sağlayacak ve uygar dünyada hak ettiğimiz yeri almamıza zemin hazırlayacaktır.

Nasıl bir demokrasi ve nasıl bir sivil anayasa?

Türkiye'nin sivil bir anayasaya, toplumsal mutabakata dayalı bir anayasaya gerçekten ihtiyacı var.

Yapılacak anayasa bütün Türkiye adına yapılacaktır. Yetmiş sekiz milyonu temsil edecek bireylerin düşüncelerin farklı olması yapılacak anayasanın bir uzlaşıyla yapılmasını zorunlu kılacaktır.

Demokrasinin, insan haklarının, adaletin bolca olduğu, bireyi her şeyin üstünde tutan bir anayasaya ihtiyaç vardır. Yeni anayasa kesinlikle bireyci bir anayasa olmak zorundadır.

Yapılacak sivil anayasa parlamenter yapıyı güçlendiren, kuvvetler ayrılığını belirginleştiren bir yapıda olmalıdır. Burada önemli olan hangi sisteme göre anayasa yapılacağı meselesidir.
 
Bir sivil anayasa yaparken, parlamento içinde varılacak iktidar-muhalefet mutabakatı sonrasındaki bir halkoylaması, toplumsal mutabakat ile gerçekleştirmek en güzeli olacaktır.

Sivil anayasa, sivillerin temsilcisi olan sivil toplum örgütlerinin fikirleriyle bilim insanlarından faydalanarak geliştirilmelidir. Sivil toplum örgütleri toplumsal istekleri bu noktada yerine getirebilirler.

Devlet bu beklentilere karşılık vermek zorundadır. Eğer bir sivil toplum örgütü diğer sivil toplum örgütünün özgürlük alanını kısıtlıyorsa veya birey başka bir bireyin özgürlük alanını kısıtlıyorsa devlet adaletini gösterir ve adil bir hak dağıtımı yapar.

Yapılacak sivil bir anayasanın dili öz ve öz Türkçe olmalıdır. Yanlış anlamalara yer bırakacak bir dil kullanılması işlevselliği zorlaştıracaktır.

Dünyada mükemmel bir anayasa yoktur. Anayasayı mükemmel yapan; anayasayı yorumlayanların nasıl yorumladığıyla alakalıdır.

Türkiye’de yapılacak sivil bir anayasa ne kadar mükemmel olursa olsun, onu yorumlayanlar ideolojik bir anlayışla hareket ettiklerinde ortaya aynı sıkıntılar çıkacaktır.

Burada yapılması gereken, bireyi her şeyin üstünde tutan bir anlayışın geliştirilmesi ve anayasayı yorumlayanların seçiminde doğru tercih yapılmasıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 2164 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Değişen Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0262 322 99 88 | Haber Yazılımı: CM Bilişim